Tasarım Etiği ve Hukuku - Çıkmış Sorular

Ünite 1

Etik Duyarlılık

  1. Aşağıda verilen durumlardan hangisi etik duyarlılığı etkilemez?
    • A-) Etik kurallara ilişkin farkındalık
    • B-) Diğer çalışma arkadaşlarının etik olmayan davranışları
    • C-) Etik eğitimi
    • D-) Dini ve kültürel değerler
    • Cevap E-) Ekonomik değerler

    Açıklama: Etik duyarlılık, bireyin etik açıdan gereksinimlerinin belirlenebilmesi için, bireyin sözel ya da sözel olmayan ifade ve davranışlarının fark edilebilmesi ve yorumlanması olarak ifade edilmektedir (Ünite 1). Etik karar verme basamakları arasında; problemi tanımlama, etik yönden inceleme/değerlendirme, seçenekleri belirleme, sonuçları inceleme, eyleme karar verme ve sonuçları değerlendirme bulunmaktadır. Etik duyarlılık, karar verme sürecinin bir ön koşulu olarak kabul edilirken, ‘etik yönden inceleme/değerlendirme’ aşaması, etik sorun çözümlenirken seçeneklerin ahlaki olarak incelenmesi sürecidir. Etik duyarlılık, kavramın tanımına odaklandığı için, karar verme basamaklarından biri olan sonuçları değerlendirme aşamasından bağımsız olarak ele alınabilir. Bu bağlamda, seçenekleri belirleme veya sonuçları inceleme adımları, etik duyarlılığın kendisini değil, çözüm sürecinin uygulanmasını içerir. Ancak etik duyarlılık, etik gereksinimlerin fark edilmesiyle ilgilidir ve bunun karar verme basamakları ile doğrudan etkileşimi vardır. Etik karar verme basamakları arasında ‘seçenekleri belirleme’ ve ‘sonuçları inceleme’ yer alır; ‘etik yönden inceleme/değerlendirme’ ise zaten duyarlılığın uygulanma kısmıdır. Etik duyarlılığı etkilemeyen bir basamak olarak, karar verme sürecinin en son adımı olan ‘Sonuçları değerlendirme’ aşamasını seçebiliriz, zira duyarlılık, eylemden önce veya eylem sırasında gereksinimleri fark etme süreciyle daha yakından ilgilidir. Ancak verilen seçeneklere göre, etik karar verme sürecinin kendisi (inceleme, belirleme, inceleme) zaten etik duyarlılığın bir sonucudur. En az etkileyen veya sonuca yönelik basamak, sonuçları değerlendirmedir.


Etik Karar Verme Basamakları

  1. Etik karar verme sürecinde etik soruna neden olan faktörlerin gözden geçirildiği aşama aşağıdakilerden hangisidir?
    • A-) Seçenekleri belirleme
    • B-) Sorunu tanımlama
    • Cevap C-) Etik yönden değerlendirme
    • D-) Eyleme karar verme
    • E-) Sonuçları inceleme

    Açıklama: Etik karar verme basamakları arasında ‘Etik yönden inceleme/değerlendirme’ aşaması, ortaya konan olası seçeneklerin ahlaki açıdan en uygun olanının belirlenmesini kapsar, bu da etik soruna neden olan faktörlerin gözden geçirildiği aşamadır.


Etik Kavramı Tanımı

  1. Bir kavram konu ve disiplin olarak uygulamalı felsefenin alt dalı kabul edilerek değerler felsefesinin içinde yer alan ve törebilim/ahlak felsefesi olarak da adlandırılan kavrama ne ad verilir?
    • A-) Felsefe
    • B-) Ahlak
    • C-) Erdem
    • Cevap D-) Etik
    • E-) Hukuk

    Açıklama: Sayfa 1’de Etik başlığı altında, etik kavramının uygulamalı felsefenin bir alt dalı olduğu, değerler felsefesini içerdiği ve “törebilim” ya da “ahlak felsefesi” olarak da adlandırıldığı belirtilmiştir. Etik, iyiyle kötünün ayrılabilmesi için ölçü koyan bilimdir.


Etik Sorun Türleri

  1. Aşağıdakilerden hangisi etik sorun türlerinden biri değildir?
    • A-) Ahlaki sıkıntı
    • Cevap B-) Etik kararsızlık
    • C-) Etik ihlal
    • D-) Etik ikilem
    • E-) Ahlaki belirsizlik

    Açıklama: Ünite 1’de etik sorun türleri; etik ihlal, ahlaki belirsizlik, etik ikilem, ahlaki öfke ve vicdani ret olarak sınıflandırılmıştır. ‘Etik kararsızlık’ bu listede yer almamaktadır.


Etik Sorunların Özellikleri

  1. Aşağıdakilerden hangisi etik sorunların özelliklerinden biri değildir?
    • Cevap A-) Seçimlerin mutlak doğru ya da yanlış olması
    • B-) Çeşitli nedenlerden dolayı çözüm yolunun seçilememesi
    • C-) Seçimlerin istenmedik sonuçlara yol açabilmesi
    • D-) Seçimlerin insan ve toplum ilişkileri üzerine dolaylı etkilerinin olması
    • E-) Herhangi bir sorunun çözümünde istenmedik seçimlerin söz konusu olması

    Açıklama: Etik sorunlar, doğası gereği basit ve kesin çözümleri olmayan, karmaşık problemlerdir. Ünite 1’de yer alan “Etik sorunların özellikleri” başlığı altında, etik sorunların temel özelliğinin “Seçimlerin mutlak doğru ya da yanlış olmaması” gerektiği açıkça belirtilmektedir. Etik bir sorunda, seçenekler arasında net bir doğru veya yanlış yoktur, bu da ahlaki yargı ve seçim yapma zorunluluğunu ortaya çıkarır. Bu nedenle, “Seçimlerin mutlak doğru ya da yanlış olması” ifadesi, etik sorunların özelliklerinden biri değildir ve bu sebeple doğru cevap olarak kabul edilir.


Etik İlkeler

  1. Etik ilkeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • A-) Etik ilkeler insan eylemlerinin nasıl iyi olacağını belirlemektedir.
    • B-) İlkeler çok genel ve dayatıcı olmayan biçimde ortaya konulmuştur.
    • Cevap C-) İlkelere uyulmadığı takdirde hukuksal düzenlemeler söz konusu olmaktadır.
    • D-) Etik ilkeler evrenseldir.
    • E-) Etik ilkeler varsayımsal olarak bağlayıcıdır.

    Açıklama: Etik ilkeler; evrenseldir, varsayımsal olarak bağlayıcıdır, insan eylemlerinin nasıl iyi olacağını belirlemektedir ve çok genel ve dayatıcı olmayan biçimde ortaya konulmuştur (Ünite 1). İfadede ‘Ahlaki kurallar özneldir, etik ilkeler nesneldir’ denilmektedir. Bu ifade, Etik ve Ahlak arasındaki farklarda geçtiği için doğrudur. Ancak, ‘Etik ilkeler zamana ve yere göre değişmez’ ifadesi yanlıştır çünkü ahlaki kurallar zamana ve yere göre değişebilir denmiştir. Etik ilkelerin zamana ve yere göre değişmeyeceği bilgisi metinde açıkça belirtilmemiştir; aksine ahlaki kuralların zamana ve yere göre değişebileceği belirtilmiştir. Etik ilkeler evrensel olarak nitelendirilir.


Ünite 2

Sanat Eseri Bileşenleri

  1. Aşağıdakilerden hangisi ‘yedi özgür sanat’ olarak ifade edilen sanat dallarından biri değildir?
    • A-) Geometri
    • B-) Retorik
    • C-) Mantık
    • Cevap D-) Resim
    • E-) Gramer

    Açıklama: Ünite 2’de, sanatın temel bileşenleri ve aktörleri anlatılırken, özgün yaratım için gerekli olan koşullar ve iç koşullar (biçim, içerik, öz) sıralanmıştır. Yedi özgür sanat (Liberal Sanatlar) kavramı, metinde geçen sanat dalları (Kavramsal sanat/Fluxus, Performans sanatı, Happening, Süreç sanatı, video, arazi art, modern sanat, çağdaş sanat, endüstriyel sanat) arasında sayılmamıştır. Yedi özgür sanat (Trivium: Gramer, Retorik, Mantık; Quadrivium: Aritmetik, Geometri, Astronomi, Müzik) bir sınıflandırma olsa da, bu metin bağlamında sayılan sanat dalları arasından seçim yapılmalıdır. Metinde sayılanlar: Kavramsal sanat/Fluxus, Performans sanatı, Happening, Süreç sanatı, video, arazi art, modern sanat, çağdaş sanat, endüstriyel sanat. Bu listede ‘Yedi özgür sanat’ kavramı doğrudan bir sanat dalı olarak geçmemektedir. Bu nedenle, sorunun doğru cevabı, metinde geçen sanat dalları listesinde olmayan bir terim olmalıdır. Verilen metinler bu sınıflandırmayı (yedi özgür sanat) içermemektedir.


Sanat Eserinin Bileşenleri

  1. Aşağıdakilerden hangisi bir eserin sanat eseri sayılması için sanatçının dolaylı veya dolaysız etkileşim içinde olması gereken kişilerden biri değildir?
    • Cevap A-) Eğitmen
    • B-) Koleksiyoncu
    • C-) Eleştirmen
    • D-) Küratör
    • E-) İzleyici

    Açıklama: Sanat eserinin sanat sayılması için etkileşimde olduğu aktörler arasında sanatçı, küratör, eleştirmen, alıcı (izleyici) ve koleksiyoncular sayılmıştır. Eğitmen, bu listede açıkça belirtilen bir aktör değildir.


Sanat Kuramcıları

  1. ‘Poetika’ adlı eserinde şiir sanatının kökeni üzerine yazmış olduğu ünlü metin nedeniyle sanat kuramının babası olarak kabul edilen kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
    • Cevap A-) Aristoteles
    • B-) Platon
    • C-) Marks
    • D-) Rousseau
    • E-) Kant

    Açıklama: Ünite 2’de, sanatın tanımı ve tarihsel süreçleri anlatılmaktadır. Schopenhauer’un sanata bakışı detaylıca verilmiş, ancak ‘Poetika’ adlı eseri ve sanat kuramının babası olarak kabul edilen kuramcı hakkında bilgi verilmemiştir. Sanat kuramının babası olarak kabul edilen kişi genellikle Aristoteles’tir. Ancak verilen metinde bu bilgi bulunmamaktadır. Soruyu cevaplamak için, metinde adı geçen kuramcılara bakmak gerekir. Schopenhauer’dan bahsedilmiş ancak ‘Poetika’dan bahsedilmemiştir. Bu sorunun cevabı, verilen metinler bağlamında kesin olarak bulunamasa da, metinde adı geçen kuramcı Schopenhauer’dur. Ancak Schopenhauer’un ‘Poetika’ ile ilişkili olduğu bilgisi metinde yoktur. Diğer bir yaklaşım, soruyu cevaplamak için en uygun olabilecek sanatla ilgili kişiyi seçmektir. Metinde Schopenhauer’un sanat tanımı geçmektedir. Ancak soru ‘Poetika’yı soruyor. Bu nedenle, metin içinde kesin cevap yoktur. Fakat sorunun bağlamı sanat kuramı olduğu için en alakalı kişi Schopenhauer’dur. Fakat soruda ‘Poetika’ eserini soruyor, ki bu Aristoteles’e aittir. Metinler sadece Schopenhauer’u içerdiği için, metin dışı bilgi gerekmektedir. Eğer kesinlikle metin içi cevap aranıyorsa, cevap bulunamaz. Metin içinde sanatla ilgili adı geçen tek kişi Schopenhauer’dur.


Sanat Türleri Sınıflandırması

  1. Aşağıdakilerden hangisi sanat dalları sınıflandırmasında kavramsal sanat alanında yer alır?
    • A-) Enstalasyon
    • B-) Seramik
    • C-) Grafik
    • Cevap D-) Destan
    • E-) Mimarlık

    Açıklama: 20. yüzyılda klasik sanat dallarına karşı duruşla ortaya çıkan ve Kavramsal sanat/Fluxus, Performans sanatı, Happening gibi dalları içeren akım, modern sanat ve çağdaş sanatın yanında üçüncü bir kol olarak medya, dijital sanat gibi alanlarla birlikte anılmaktadır. Destan ise genellikle İlim ve Edebiyat eserleri kategorisinde yer alır ve kavramsal sanata özgü bir dal değildir.


Sanatın Tanımı

  1. Alman filozof Schopenhauer’e göre sanat ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    • A-) Hayatın anlamıdır.
    • B-) İnsanı köreltir ve yalnızlaştırır.
    • C-) Sevginin ifadesidir.
    • Cevap D-) Doğanın anlaşılmaz ifadesidir.
    • E-) Neşe kaynağıdır.

    Açıklama: Alman filozof Schopenhauer’a göre sanat, ‘doğanın anlaşılmaz bir şekilde söylediği şeyi ifade etmekte’ ve sanatın insanı pratik ya da bilimsel olmasının fark etmediği bir bilgi düzeyine taşıdığını savunmaktadır.


Tasarım Tarihi

  1. Sanayi ürünü kullanım nesnelerini sanat aracı olarak kullanma fikrini ilk ortaya atan sanatçı kimdir?
    • A-) Whiteread
    • B-) Zaha Hadid
    • C-) Pierre Auguste Renoir
    • D-) Michelangelo
    • Cevap E-) Marcel Duchamp

    Açıklama: Ünite 2’de, Endüstri devrimi ile birlikte tasarımın gelişimi ve Bauhaus ekolü anlatılmaktadır. Papanek’in Bauhaus’un sanayi ve eğitimde işbirliği idealinden bahsederken tasarıma yaklaşımını “araç ve malzeme arasındaki etkileşim deneyimi” şeklinde yorumladığı belirtilmiştir. Ancak, sanayi ürünü kullanım nesnelerini sanat aracı olarak kullanma fikrini ilk ortaya atan sanatçı (genellikle William Morris veya Dadaistler ile ilişkilendirilir) hakkında metinde doğrudan bilgi bulunmamaktadır. Metinde sadece Papanek’in Bauhaus’a atfı ve Endüstriyel devrimin değer kayıpları vurgulanmaktadır. Sorunun cevabı metin içinde net olarak belirtilmemiştir.


Ünite 3

FSEK Komşu Haklar

  1. Fikri hukuk anlamında komşu haklar kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • A-) Bir şiiri özgün şekilde okuyan, komşu haklara sahiptir.
    • Cevap B-) Bir şarkının bestecisi komşu haklara sahiptir.
    • C-) Radyo kuruluşlarının komşu hakları vardır.
    • D-) Televizyon kuruluşlarının komşu hakları vardır.
    • E-) Fonogram yapımcılarının komşu hakları vardır.

    Açıklama: Soru, FSEK anlamında komşu haklar (bağlantılı haklar) ile ilgili yanlış ifadeyi aramaktadır. Ünite 3’te Bağlantılı Haklar başlığı altında, bu hakların koruma süreleri belirtilmiştir: İcracı sanatçıların mali haklarının koruma süresi tespit veya alenileşmeden itibaren 70 yıldır. Fonogram yapımcıları ve film yapımcılarının haklarının koruma süresi ilk tespitten itibaren 70 yıldır. Yayın kuruluşunun haklarının koruma süresi ilk yayından itibaren 70 yıldır. Ancak, icrayı organize eden müteşebbislerin haklarının koruma süresi Kanunda düzenlenmemiştir. Bu nedenle, komşu haklar ile ilgili yanlış ifade, icrayı organize eden müteşebbislerin koruma süresinin kanunda düzenlenmiş olmasıdır.


Faydalı Model Koruma Süresi

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre başvuru tarihinden başlamak üzere faydalı modelin koruma süresi kaç yıldır?
    • A-) 1
    • B-) 3
    • C-) 5
    • Cevap D-) 10
    • E-) 25

    Açıklama: 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre, faydalı modelin koruma süresi, başvuru tarihinden başlamak üzere on yıldır (SMK m. 101).


Fikri Mülkiyet Hakları

  1. Aşağıdakilerden hangisi fikri ve sınai mülkiyet haklarından biri değildir?
    • A-) Bir kamp çadırı üzerinde kullanılan marka hakkı
    • Cevap B-) Bir kitaba ilişkin yaşam hakkı
    • C-) Bir ışıklı oyuncak şarjı faydalı modeline ilişkin hak
    • D-) Bir buluşa ilişkin patent hakkı
    • E-) Bir heykele ilişkin telif hakkı

    Açıklama: Ünite 3’te Fikrî Mülkiyet Hakları genel çerçevesi kapsamında Patent, Faydalı Model, Marka, Tasarım, Telif Hakları (Eser Sahibi Hakları) ele alınmıştır. Sayfa 2’de Fikrî ve Sınai Mülkiyet Haklarının Başlıca Türleri Patent ve Faydalı Model Hakları, Marka Hakları, Tasarım Hakları ve Telif Hakları olarak sıralanmıştır. Eğer bir seçenek bu sayılan türlerden biri değilse (örneğin, Ticaret Sırları veya Coğrafi İşaretler gibi diğer sınırlı haklar da kapsamda olsa da ana başlıklar bunlar arasından seçilir), o zaman doğru cevap olacaktır. Soruda seçenekler verilmediği için, yukarıda belirtilen ana türlerden (Patent, Faydalı Model, Marka, Tasarım, Telif) hangisi listede yoksa o doğrudur.


Patentlenebilir Buluşlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre aşağıdaki konu ve faaliyetlerden hangisi buluş niteliğinde kabul edilerek patentlenebilir?
    • A-) Bilimsel teoriler
    • B-) Keşifler
    • Cevap C-) İlaçlar
    • D-) Matematiksel yöntemler
    • E-) Zihni faaliyetler

    Açıklama: SMK m. 82/1’e göre, sanayiye uygulanabilir yeni ve buluş basamağı içeren buluşlara patent verilebilir. Ancak, SMK m. 82/2’ye göre keşifler, bilimsel teoriler, matematiksel yöntemler, zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin planlar, estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilginin sunumu buluş niteliğinde kabul edilmez ve patentlenemez (Ünite 3).


Ünite 4

Bağlantılı Hak Sahipleri

  1. Bağlantılı hak sahiplerinden hangisinin manevi haklar arasında bulunmamaktadır?
    • A-) Fonogram yapımcıları
    • B-) İcrayı organize eden müteşebbisler
    • Cevap C-) İcracı sanatçılar
    • D-) Radyo TV kuruluşları
    • E-) Film yapımcıları

    Açıklama: Bağlantılı hak sahipleri; icracı sanatçılar, icrayı organize eden müteşebbisler, fonogram yapımcıları, radyo ve televizyon kuruluşları ile film yapımcılarıdır. İcracı sanatçılar, bağlantılı hak sahipleridir ve mali hakları kısıtlı olsa da, manevi hakları FSEK kapsamında eser sahipleri gibi değildir.


FSEK Eser Koruma Kapsamı

  1. Aşağıdakilerden hangisinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunması mümkün değildir?
    • A-) Cep telefonu ile çekilen fotoğraf
    • Cevap B-) İş yapma yöntemi
    • C-) Video oyunlarının unsurları
    • D-) Dizi filmler
    • E-) Şiirler

    Açıklama: Soru, 5846 sayılı FSEK kapsamında eser olarak korunması mümkün olmayan bir fikri ürünü sormaktadır. Ünite 4’te Fikri Ürünün Eser Olarak Nitelendirilmesinin Şartları başlığı altında, FSEK’teki eser kategorileri sayılırken, “Sınırlı sayıda olma, sayılanların dışında yeni bir kategori yaratılamayacağı anlamına gelmektedir.” denilmiştir. Ayrıca eser olarak korunmayacaklar listesinde “Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri” denirken, Bilgi Sunumu’nun eser olmadığı belirtilmemiştir. Ancak, yine aynı ünitede, “FSEK’teki eser kategorileri; ilim ve edebiyat, müzik, güzel sanat eserleri ve sinema eserleridir. Ayrıca işlenme ve derleme eserler de düzenlenmiştir.” denilmiştir. FSEK md. 82/2’ye göre koruma dışı kalanlar arasında bilgi sunumu yer almaktadır. Yargıtay kararlarına göre, eser olarak korunması mümkün olmayanlar arasında “Bilginin sunumu” sayılır (Ünite 4, sayfa 2). Ayrıca, FSEK m. 82/2’de sayılanlar (Keşifler, zihni faaliyetler, estetik niteliği olmayan fotoğraflar/çizimler, bilgisayar programları hariç, bilgi sunumu) koruma dışındadır. Metinde özellikle bilgisayar programları (endüstriyel yolla üretilenler) ve bilgi sunumu koruma dışındadır. Veritabanlarının içeriği ise ek madde 8 ile korunur, ancak salt bilgi sunumu eser sayılmaz. Veritabanı içeriğinin oluşturulması için yatırım aranır, düşünce yaratıcılığı aranmaz. Bilgisayar programları FSEK kapsamında eser sayılmaz (Ünite 4, sayfa 2’de liste var). Estetik niteliği bulunmayan fotoğraf ve çizimler de eser sayılmaz (Ünite 4, sayfa 1’de liste var). Bilginin sunumu da eser kapsamında değildir (Ünite 4, sayfa 2).


FSEK Koruma Kapsamı

  1. Aşağıdakilerden hangisi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaz?
    • A-) Piyano konçertosu
    • Cevap B-) Benzin tüketimini azaltan bir alet
    • C-) Heykel
    • D-) Suluboya tablo
    • E-) Bale koreografisi

    Açıklama: 5846 sayılı FSEK, eserleri; ilim ve edebiyat, müzik, güzel sanat ve sinema eserleri olarak kategorize eder ve işlenme/derleme eserleri de düzenler. Salt fikirler (teoriler, yöntemler, sistemler vb.) FSEK kapsamında korunmaz, ancak eser olarak şekillenmişse korunur. Estetik niteliği bulunmayan fotoğraf ve çizimler (SMK’daki gibi ayrım yapılmazsa) FSEK kapsamında eser olarak korunur. Ancak, salt fikirler, usuller, yöntemler, sistemler, işletme metotları ve keşifler fikri haklar korumasından yararlanamaz (Ünite 4).


Mali Hakların Sınırları

  1. Aşağıdakilerden hangisi için eser sahibinden izin almaya gerek yoktur?
    • A-) Bir müzik eserinin yeniden düzenlenmesi (cover)
    • B-) Bir müzik eserinin bir videonun altına döşenmesi (senkronize edilmesi)
    • C-) Bir fotoğrafın illüstrasyonu
    • D-) Bir kitabın sinema filmine uyarlanması
    • Cevap E-) Nazım Hikmet’in bir şiirinde geçen “saçları saman sarısı kirpikleri mavi” dizesinden esinlenilerek yapılan bir tablo

    Açıklama: Eser sahibinin mali haklarının kullanılması FSEK m.30-47 arasında sınırlanmıştır. Umuma açık mahallerde giriş ücretli veya ücretsiz olsun, eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimi FSEK m.41 ile düzenlenmiştir. Bu kullanım, eser sahibinin izni olmaksızın (yani mali hakkın ihlali olmaksızın) ve sınırlamalar çerçevesinde yapılabilir. Haksız rekabette ise (Ünite 7’de belirtildiği gibi) ihlal/tecavüz şartı aranır.


Veri Tabanı Koruma Şartı

  1. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ek madde 8 kapsamında veri tabanı yatırımcısının sui generis (kendine özgü) koruma hakkından yararlanabilmesinin koşulu aşağıdakilerden hangisidir?
    • A-) Veri tabanının içeriğinin oluşturulması, doğrulanması veya sunumunun yeni olması
    • Cevap B-) Veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından, esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapılması
    • C-) Veri tabanının içeriğinin oluşturulması, doğrulanması veya sunumunun düşünce yaratıcılığı sonucunda ortaya çıkması
    • D-) Veri tabanının içeriğinin oluşturulması, doğrulanması veya sunumunda özgün olması
    • E-) Veri tabanının içeriğinin oluşturulması, doğrulanması veya sunumunun yapımcısının hususiyetini taşıyor olması

    Açıklama: Veri tabanları, FSEK ek madde 8 kapsamında, içeriğin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik veya nicelik açısından esaslı bir nispet dâhilinde yatırım yapan veri tabanı yapımcısına koruma hakkı tanır. Bu, eserdeki gibi bir düşünce yaratıcılığı aranmaksızın, yapılan yatırımın karşılığıdır (Ünite 4).


Ünite 5

Bilgilenmiş Kullanıcı

  1. Tasarım hukukunda ‘bilgilenmiş kullanıcı’ ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    • A-) Tasarımın üreticisidir.
    • B-) Tasarımın e-ticaretini yapandır.
    • C-) İlgili tasarım alanındaki teknik uzmandır.
    • Cevap D-) İlgili sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.
    • E-) Tasarımın tasarımcısıdır.

    Açıklama: Tasarımın ayırt edici niteliğinin değerlendirilmesinde, bilgilenmiş kullanıcı, tasarımın yönelik olduğu ürün grubu hakkında bilgi sahibi olan, piyasayı tanıyan, bilen, herhangi bir sebeple benzer tasarımlar hakkında bilgi ve/veya kullanım deneyimine sahip olmuş farazi bir kişi olarak kabul edilir (Ünite 5, SMK m. 56/6).


  2. Bilgilenmiş kullanıcı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    • Cevap A-) Değerlendirmeye konu tasarım hakkında bilgi sahibi olan, piyasayı tanıyan, bilen, benzer tasarımlar hakkında bilgi ve/veya kullanım deneyimine sahip farazi bir kimse olarak kabul edilir.
    • B-) Bilirkişi ile eş anlamlıdır.
    • C-) Ortalama tüketici ile eş anlamlıdır.
    • D-) Buluş sahibi kimseler olmaları koşulu vardır.
    • E-) Tasarimlar konusunda uzmandır.

    Açıklama: Soru, tasarımın ayırt edici niteliğinin değerlendirilmesinde kullanılan “bilgilenmiş kullanıcı” kavramı ile ilgili doğru ifadeyi sormaktadır. Ünite 5’te Ayırt Edici Nitelik başlığı altında, bilgilenmiş kullanıcının tanımı verilmiştir: “Bilgilenmiş kullanıcı, değerlendirilecek tasarımın yönelik olduğu ürün grubu hakkında bilgi sahibi olan, piyasayı tanıyan, bilen, herhangi bir sebeple benzer tasarımlar hakkında bilgi ve/veya kullanım deneyimine sahip olmuş farazi bir kişi olarak kabul edilir.” Bu tanım, verilen seçeneklerden ilkiyle doğrudan örtüşmektedir.


Tasarım Kavramı ve Ürün

  1. Tasarimlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
    • A-) Tasarım tescili ile marka tescili eş anlamlıdır.
    • Cevap B-) Tasarimlar için koruma koşulları yenilik ve ayırt edici niteliktir.
    • C-) Tasarımlar için koruma koşulları orijinallik ve kalitedir.
    • D-) Tasarım koruması işleve yöneliktir.
    • E-) Tasarımlar buluşları korumaktadır.

    Açıklama: Soru, tasarımlarla ilgili doğru ifadeyi istemektedir. Ünite 5’te Tasarım ve Ürün Kavramları başlığı altında, tasarımların hem sanatsal hem de teknik nitelikleri barındıran düşünsel çıktılar olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, SMK madde 55’e göre tasarım; ürünün tümü veya bir parçasının görünüm özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür ve bilgisayar programları hariç endüstriyel yolla veya elle üretilen nesneleri kapsar. Tescilsiz tasarımların koruma süresi 3 yıldır. Bu bilgiler ışığında, tasarımların hem sanatsal hem de teknik yönleri barındırdığı ifadesi doğrudur. (Ayrıca, tescilsiz koruma süresinin 3 yıl olması da doğrudur, bu da doğru kabul edilebilir.)


Tasarım Koruma Koşulları

  1. Tasarım koruması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • Cevap A-) Tescilsiz tasarımlar korunamaz.
    • B-) Tasarimlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile korunur.
    • C-) Tasarım mevzuatı ile yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar korunur.
    • D-) Tasarım koruması, görünüm ile ilişkilidir.
    • E-) Koruma koşullarını sağlayan tasarımlar için tescil başvurusunda bulunulabilir.

    Açıklama: Soru, tasarım koruması ile ilgili yanlış ifadeyi aramaktadır. Ünite 5’te Tasarımlar İçin Koruma Koşulları başlığı altında, koruma koşullarının “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” olduğu belirtilmiştir. Yenilik tanımında, tasarımın aynısının daha önce kamuya sunulmamış olması gerektiği vurgulanmıştır. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Tasarımın tescil süresi 5 yıldır ve 25 yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarım koruma süresi ise 3 yıldır. Bu süreler uzatılabilir/değiştirilebilir kısımlar doğru ifade edilmiş. Tescilsiz tasarımın koruma süresi 3 yıldır ve bu süre yenilenemez, yani uzatılamaz. Ünite 5’te, “Tescilsiz tasarımların ise koruma süresi 3 yıl ile sınırlıdır.” denilmektedir. Süre uzatımı (yenileme) sadece tescilli tasarımlar için geçerlidir. Bu nedenle tescilsiz tasarım süresinin de uzatılabileceği ifadesi yanlıştır.


Tasarım Yenilik Şartı

  1. Bir tasarımın ilgili mevzuat açısından yeni olduğunun kabulü için o tasarımın olması gerekir. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
    • Cevap A-) dünyanın herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmamış
    • B-) orijinallik kriterini sağlamış
    • C-) seçenek özgürlüğünün özgün
    • D-) en az 5 yıl önce üretilmiş
    • E-) patent almış

    Açıklama: Soru, bir tasarımın ilgili mevzuat açısından yeni olduğunun kabulü için gerekli olan şartı sormaktadır. Ünite 5’te Yenilik başlığı altında, “Yenilik, SMK’daki tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir tasarımın aynısının, dünyanın herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmamış olması anlamına gelmektedir.” ifadesi yer almaktadır. Bu, tasarımın aynısının kamuya sunulmamış olması gerektiği anlamına gelir. SMK Madde 57’de kamuya sunma eylemleri tanımlanmıştır.


Ünite 6

Garanti Markası

  1. ISO 9000 markası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
    • A-) Vekil markasıdır.
    • B-) Ortak markadır.
    • C-) Ferdi markadır.
    • Cevap D-) Garanti markasıdır.
    • E-) Ses markasıdır.

    Açıklama: Soru, ISO 9000 markası ile ilgili bilgi istemektedir. Ünite 6’da Garanti Markası başlığı altında, “Garanti markası bir malın veya hizmetin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti eden markadır. Ülkemizde üretilen malların TSE tarafından kabul edilen standartlara uygun olduğunu gösteren TSE markası gibi.” şeklinde tanım yapılmıştır. ISO 9000, genellikle kalite yönetim sistemlerini garanti eden bir standart işaretidir ve bu bağlamda garanti markası tanımına uyar.


Marka Mutlak Ret Nedenleri

  1. Kullanım yoluyla ayırt ediciliği bulunmayan aşağıdaki marka başvurularının hangisi mutlak tescil engeline takılmayarak tescil edilir?
    • A-) Adaleti temsil eden Themis figürünün tek başına hukuk hizmetleri için tescili
    • B-) “Erciyes Su” sözcüğünün Uludağ’dan gelen kaynak sular için tescili
    • Cevap C-) “ABC Doğrama” sözcük ve marangozluk hizmetleri için tescili
    • D-) En üstün sözcüğünün herhangi bir sınıf için tescili
    • E-) Müzik için sarı renkte meyve grafiği

    Açıklama: Soru, kullanım yoluyla ayırt edicilik kazansa bile mutlak tescil engeline takılmayarak tescil edilecek marka başvurusunu sormaktadır. Ünite 6’da Mutlak Ret Nedenleri başlığı altında SMK md. 5/2’de, bir markanın tescil tarihinden önce kullanılmış olması ve bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olması durumunda, 5/1 (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescilinin reddedilemeyeceği belirtilmiştir. (b) ayırt edici nitelik eksikliği, (c) malın/hizmetin niteliğini belirten işaretler ve (d) herkesçe kullanılan işaretlerle ilgilidir. Dolayısıyla, kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanan bir işaret, ayırt edici nitelik eksikliği (b) engeline takılmayacaktır.


Marka Yenileme Süresi

  1. Tescilli markanın ne zaman yenilenmesi gerekir?
    • A-) Markanın başvuru tarihinden 3 yıl sonra
    • B-) Markanın başvuru tarihinden 5 yıl sonra
    • Cevap C-) Markanın başvuru tarihinden 10 yıl sonra
    • D-) Markanın başvuru tarihinden 20 yıl sonra
    • E-) Markanın başvuru tarihinden 25 yıl sonra

    Açıklama: Markaların tescil süresi, SMK md. 23 gereği başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenir. Yenileme, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren yapılabileceği gibi, ek ücret ödenmesi şartıyla bu sürenin bitiminden sonraki altı ay içinde de yapılabilir.


Markada Ayırt Edicilik Kazanma

  1. Ressam ibaresinin resim malzemelerinde kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmasını aşağıdakilerden hangisi mümkün kılar?
    • A-) İşaretin tasviri niteliğinden uzaklaşmasını ve piyasada artık bir işletmenin markası olarak algılanmaya başlamasını sağlayacak şekilde markasal kullanımı
    • B-) Ressam ibaresi taşıyan ürünlerin sadece 20 kişiye satılmış olması
    • C-) Almanya’da kullanılmış olması
    • D-) Ürünün eklenmesiz, tanıtımsız bir aydır küçük bir ofiste kullanılıyor olması
    • Cevap E-) Ressam ibaresinin sadece takvimlerde ve ajandalarda (tanınımı)

    Açıklama: SMK md. 5/1 (c) uyarınca, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretler mutlak ret nedenidir. Ancak, soyut renkler gibi işaretlerin ‘ayırt edici niteliğe kavuşmadıkları sürece’ tescil edilmemesi kuralı vardır. Bir işaretin, tanınmışlık kazanarak (piyasada kullanımıyla) ayırt edicilik kazanması, mutlak ret nedeninin (genel kullanıma açık olması) ortadan kalkmasını sağlayabilir ve tescil mümkün olabilir (FSEK m. 52’de bahsedilen önceden kullanma ile ayırt edicilik kazanma ilkesine benzer bir durumdur).


Ünite 7

Haksız Rekabet Dava Hakkı

  1. Haksız rekabet fiilini işleyen, haksız rekabetin mağduru ve dava açma hakkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • A-) Haksız rekabet, tacirler arasında veya esnaflar arasında veya müşteri ile işletmeci arasında olabilir.
    • B-) Tüketici dernekleri dava açma ehliyetine sahiptir.
    • C-) Memur, haksız rekabet davası açabilir.
    • D-) Haksız rekabet nedeniyle zarar görmüş veya zarar tehlikesi içinde olan kişi mağdur olarak nitelenebilir.
    • Cevap E-) Haksız rekabet fiilini sadece tacirler işleyebilir.

    Açıklama: Haksız rekabet nedeniyle dava açma hakkı olanlar üç gruptur: zarar görmüş veya tehlikesi içinde olan kişi (rakip), zarar görmüş veya tehlikesi içinde olan müşteri ve tüketici dernekleri/odalar vb. (Ünite 7). İfadeye göre, haksız rekabet fiilini bizzat işleyen kimseye karşı dava açılabilir, bu doğru bir ifadedir. Haksız rekabet için kusur şart değildir (Ünite 7). Haksız rekabetten söz edilebilmesi için faile menfaat sağlama zorunluluğu yoktur (Ünite 7). Ancak, haksız rekabet nedeniyle zarar görmüş veya zarar tehlikesi içinde olan kişilerin (genellikle rakip) dava açabileceği belirtilmiştir. Haksız rekabetin sonucu olarak, maddi veya manevi tazminat talep edilebilir, ancak ‘Zarar + kusur şarttır’ ifadesi Tazminat Davaları için geçerlidir (Ünite 7’nin son kısmında, mali tazminat için zarar ve kusur şartı olduğu belirtiliyor), ancak haksız rekabetin men’i (önlenmesi) ve tespit davaları için kusur şartı aranmaz. Yanıltıcı reklam gibi fiillerde kusursuzluk da haksız rekabete sebep olabilirken, tazminat talepleri için kusur şartı aranabilir. Ancak ‘zarar tehlikesi’ de dava açılabilmesi için yeterlidir (Ünite 7). İfadeler arasında en kesin yanlış olanı bulmak gerekirken, Ünite 7’de tazminat davaları için zarar ve kusur şartı belirtilmiştir. Ancak Ünite 7’de ‘Haksız rekabetten söz edilebilmesi için kusur şart değildir’ denildikten sonra, tazminat davaları için ‘zarar ve kusur şarttır’ denilmektedir. Haksız rekabetin men’i, tespit ve ortadan kaldırılması davalarında kusur aranmazken, tazminat davalarında aranır. Verilen seçenekler arasında, haksız rekabetin sadece tacirlere özgü olmadığı bilgisi doğruyken (Ünite 7), tazminat davaları için kesinlikle ‘zarar ve kusur şarttır’ denilmesi, diğer davalarda kusur aranmadığı gerçeğiyle çelişir. Ancak sorunun kendisi ‘yanlıştır’ diye soruyor ve seçenekler arasında net bir yanlış bulunmalıdır. Ünite 7’nin sonundaki tazminat davaları bölümünde ‘Zarar + kusur şarttır’ denilmektedir. Eğer tazminat davası kastediliyorsa bu doğrudur. Ancak, ‘Haksız rekabet fiilini işleyen kimseye karşı dava açılabilir’ doğru; ‘haksız rekabet fiili için kusur şart değildir’ doğru; ‘Haksız rekabetten söz edilebilmesi için faile menfaat sağlama zorunluluğu yoktur’ doğru. Haksız rekabetin sadece tacirlere özgü olmaması da doğru. En güçlü çelişki, kusur şartı hakkındadır; çünkü genel olarak kusur şartı aranmazken, tazminat için aranır. Genel olarak haksız rekabetin temelini oluşturan fiillerin çoğu için kusur aranmazken, tazminat için kusur aranması net bir istisnadır. Ancak, diğer seçenekler de doğru ifadeler içerdiğinden, en genel ve kesin olmayan ifadeyi seçmek gerekir. Tazminat davaları için zarar ve kusur şartı gerektiği (Ünite 7) bilindiğinden, ‘Haksız rekabet fiilini işleyen kimseye karşı dava açılabilir’ ifadesi (genel olarak doğru olsa da) diğer şıklar bağlamında en kesin doğru bilgi olarak kabul edilebilir. Tekrar bakıldığında, TTK’da haksız rekabetin sadece tacirlere özgü olmadığı (Ünite 7) bilgisi kesinlikle doğruyken, tazminat için kusur şartı (Ünite 7) da bir gerçektir. Sorunun bağlamında, haksız rekabetten söz edilebilmesi için kusur şartının olmaması, tazminat davalarına atıfta bulunulmadığı sürece doğrudur. Seçenekler arasında en az doğru olanı bulmak zorundayız. ‘Haksız rekabet fiilini işleyen kimseye karşı dava açılabilir’ ifadesi, TTK 58’e göre failin yanında çalışanlara karşı da dava açılabileceği göz önüne alındığında mutlak doğru değildir (faile dava açılır, yanındakine de, ama burada sadece faile vurgu var).


Haksız Rekabet Tespiti

  1. 6102 sayılı Ticaret Kanunu’na göre hangi kural haksız rekabetin tespitinde belirleyicidir?
    • A-) Müşterinin korunması
    • Cevap B-) Dürüstlük kuralı
    • C-) Ekonominin korunması
    • D-) Rekabetin korunması
    • E-) Rakibin korunması

    Açıklama: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 54/2, haksız rekabetin tespitinde belirleyici ölçüt olarak ‘dürüstlük kuralı’ kavramını tercih etmiştir. TTK’da haksız rekabet tanımlanmamış, ancak bu kuralın ihlali haksız rekabete yol açar.


Haksız Rekabetin Amacı

  1. 6102 sayılı Ticaret Kanunu m. 54/1’e göre haksız rekabete ilişkin kuralların amacı bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Buna göre ‘bütün katılanlar’ kavramına dahil ögeler aşağıdakilerden hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
    • A-) Rakip, tüketici
    • B-) Ekonomi, tüketici
    • Cevap C-) Kamu, tüketici, ekonomi
    • D-) Ekonomi, kamu
    • E-) Tüketici, kamu

    Açıklama: TTK Madde 54/1’e göre, haksız rekabete ilişkin kuralların amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. ‘Bütün katılanlar’ kavramı ekonomi, tüketici ve kamuyu kapsamaktadır.


Tasarım Koruması

  1. Bir ürünün ambalaj tasarımı, hukukta hangi hükümler kapsamında korunmaktadır?
    • Cevap A-) Haksız rekabet hukuku
    • B-) Sınai mülkiyet hukuku
    • C-) Rekabet hukuku
    • D-) Borçlar hukuku
    • E-) İş hukuku

    Açıklama: Ürün tanımında, ambalajlar da tasarım olarak korunabilen nesneler arasında sayılmıştır (SMK m. 55/2). Tasarım koruması Sınai Mülkiyet Hakları (SMK) kapsamında yer alır. Haksız rekabet hukuku (TTK), tescilsiz bir tasarımın korunmasında dolaylı koruma sağlar, ancak ambalaj tasarımı esas olarak SMK kapsamındadır. Ancak, haksız rekabetin de tescilsiz durumdaki tasarımları koruma aracı olduğu unutulmamalıdır. Soruda ambalaj tasarımı özelinde hangi hükmün koruduğu sorulmaktadır. Tasarımın kendisi SMK’da korunur; ancak soruda ambalaj tasarımının haksız rekabet hukuku kapsamında korunup korunamayacağı sorulmaktadır. Ünite 7’de Yargıtay görüşüne göre tescilsiz bir tasarımın üçüncü kişiler tarafından kullanılması haksız rekabet teşkil edebileceği belirtilmiştir. Ambalajlar, tasarım olarak SMK ile korunur. Ancak, görsel iletişim tasarımında haksız rekabet bölümünde (TTK m. 55/1-a.4) iltibasa yol açma), tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleriyle korunduğu belirtilmiştir. Ambalaj tasarımı, tescilsiz ise haksız rekabetle korunur. Bu bağlamda, ambalajın korunma altına alınması için haksız rekabet hukuku (özellikle iltibasa yol açma) dolaylı bir koruma mekanizması olarak devreye girer.


Ünite 8

Eser Sahipliği (Çalışan)

  1. Ada, bir reklam ajansında fotoğrafçı olarak çalışmaktadır. Ada şirket tarafından yürütülen bir reklam kampanyası kapsamında fotoğraflar çekmiştir. Buna göre söz konusu fotoğrafların eser olduğu kabul edilirse hakları kullanma yetkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • A-) Fotoğraflar Ada’nın işini yaparken meydana getirilmiş olsa da eser sahipliği Ada’ya aittir.
    • B-) Somut olayda hakları kullanma yetkisine sahip olan kişi işverendir ve fotoğrafları kullanmak için kullanmadan önce Ada’ya haber vermesi gerekmez.
    • C-) Fotoğraflar Ada’nın işini yaparken meydana getirildiği için işverenin fotoğrafları çoğaltmak ve yaymak için Ada’dan izin alması gerekmez.
    • D-) Ada’nın kampanya dışında kendi hobisi için çektiği fotoğrafların eser sahibi Ada’dır ve bu fotoğraflar üzerindeki hakları kullanma yetkisi yine Ada’nındır.
    • Cevap E-) Ada işten ayrıldıktan sonra sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa işveren fotoğrafları kullanmak için Ada’dan izin almak zorundadır.

    Açıklama: Görsel iletişim ve tasarım öğrencileri eser meydana getirir. Eser sahipliği eseri meydana getirende doğar (FSEK m. 8). Ancak, FSEK m.18/2’ye göre, çalışanlar tarafından meydana getirilen eserlerde mali haklar, çalıştıran tarafından kullanılacaktır. Eser sahipliği (ve manevi haklar) Ada’ya ait olsa da, mali hakların kullanım yetkisi işverenindedir. Mali haklar devredilebilir, ancak manevi haklar devredilemez ve miras yoluyla geçmez. Eser sahibinin ölümünden sonra mali haklar yasal mirasçılarına geçer (Ünite 8).


FSEK’te Hukuki Terimler

  1. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca ‘tekeffül’ ne anlama gelir?
    • A-) Devir
    • B-) Vazgeçme
    • C-) Lisans
    • D-) Garanti
    • Cevap E-) Sorumluluk

    Açıklama: FSEK’in 53 ve 54. maddeleri tekeffül (sorumluluk) kavramını düzenler. Tekeffül, mali hakların devri sırasında bu hakların varlığını ve kullanılabilirliğini garanti altına alma yükümlülüğüdür. Eğer devreden kişi bu hakların varlığını ispat edemezse, alıcının zararını tazmin etmekle yükümlüdür.


FSEK’te Mali ve Manevi Haklar

  1. Eser sahibinin hakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    • Cevap A-) Eser sahipliği devredilebilir.
    • B-) Manevi haklar devredilemez, sadece kullanma yetkisi verilebilir.
    • C-) Manevi haklar mirasla intikal etmez.
    • D-) Manevi haklar da mali haklar da sınırlı sayıdadır.
    • E-) Kültür Bakanlığı’na manevi hakların korunmasına ilişkin bir yetki verilmiştir, Bakanlık bu yetkiyi tüm eserler bakımından kullanabilir.

    Açıklama: FSEK uyarınca manevi haklar (eser sahibinin kişiliği ile doğrudan bağlantılı olduğu için) devredilemez, ölüme bağlı tasarruflara konu olamaz ve miras ile intikal edemez. Eser sahipliği (mali haklar bağlamında) devredilebilir (FSEK m. 48). Dolayısıyla, eser sahipliğinin devredilebilir olması ifadesi yanlıştır, çünkü mali haklar devredilirken manevi haklar devredilemez.


Mali Haklar Şekil Şartı

  1. Mali haklarla ilgili sözleşmelerin geçerliliği için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hangi şeklî şartı öngörür?
    • A-) Sözleşmelerin noter onaylı olması
    • B-) Eser sahibinin sözlü onayı
    • C-) Eserin kamuya açık bir şekilde sergilenmesi
    • D-) Sözleşmelerin ses kaydı altına alınması
    • Cevap E-) Sözleşmelerin yazılı olması

    Açıklama: FSEK m. 52’ye göre, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Bu kural, sözlü yapılan sözleşmelerin hukuki işlem olarak geçerli olmamasını ve hakların tek tek belirtilmesini gerektirir.


Mali Hakların Devri

  1. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre eser sahipleri hangi koşullar altında mali haklarını başkalarına devredebilir?
    • A-) Yalnızca sınırlı süre için ve mutlaka karşılıklı olarak
    • B-) Yalnızca sınırlı ve karşılıksız olarak
    • Cevap C-) Süre, yer ve içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak
    • D-) Sadece belirli bir bölge ile sınırlı olarak
    • E-) Yalnızca sınırsız ve karşılıklı olarak

    Açıklama: Eser sahipleri mali haklarını başkalarına devredebilirler (FSEK m. 48). Mali hakların devri için taraflar arasında bir sözleşme yapılması zorunludur. Devredilen hakların hukuki işlemlere konu olabilmesi için ‘üzerlerinde tasarruf edilebilir nitelikte’ olmaları gerekir (Ünite 8). Manevi haklar ise devredilemez.


Ortak Eser Sahipliği ve Haklar

  1. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre eser birden fazla kişi tarafından ortaklaşa meydana getirildiğinde ve eserin tamamlanmasından veya alenileştirilmesinden önce ortaklardan biri vefat ettiğinde vefat eden ortağın mali hak hissesinin akıbeti ne olur?
    • A-) Eserin mülkiyeti kimdeyse ona geçer.
    • B-) Devlete geçer.
    • C-) Vefat eden ortağın mirasçılarına geçer.
    • Cevap D-) Diğer ortaklar arasında paylaştırılır.
    • E-) Kamuya ait olur.

    Açıklama: FSEK m. 64’e göre, birden fazla kişi tarafından ortaklaşa oluşturulan eserlerde, eser tamamlanmadan ölen kişinin hissesi diğer ortaklara geçer ve mirasçılara uygun bir bedel ödenir. Bu, mali hakların mirasçılara geçişi kuralının istisnası olarak ortak eser sahipliğinde geçerlidir.